Category Archives: Blog

Grafik Tasarım Blog

tasarım

Kasım 2018 Renk Önerileri

Bir gün sıcaktan terlediğimiz, bir gün kar soğuğu yaşadığımız ilginç bir mevsim başlangıcındayız. Bu da haliyle manzaralarımızda farklı renk tonları görmemize sebep oluyor.

Geçtiğimiz ayın renkleri olarak 4 farklı ton belirledim ve kodlarını sizinle paylaştım. Tonlar arasında hem kendi seçtiğim renkler hem de çekilmiş gerçek fotoğraflardan alınmış renkler mevcut. Tasarımlarınızda gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.

Gelelim Kasım 2018 renk seçimlerime:

1- Buz Mavisi

Renk Kodu: #b5f0f4

2- Hardal

Renk Kodu: #ffd800

3- Kırmızı

Renk Kodu: #e72d3b

4- Mor

Renk Kodu: #7841a7

 

logo

Google’dan Müzeyyen Senar’lı Doodle!

Google’dan ‘Müzeyyen Senar’ için Doodle dediğimiz özel bir logo geldi.
Benzemez kimse sana, Dalgalandım Da Duruldum, Huysuz ve Tatlı Kadın şarkılarıyla gönüllerde taht kuran “Cumhuriyet’in Divası” Müzeyyen Senar, bugün itibarıyla 100 yaşına girdi. 16 Temmuz 1918’de Bursa’da doğan Müzeyyen Senar, 8 Şubat 2015 yılında İzmir’de zatürre sebebiyle vefat etti.
Müzeyyen Senar; bu ülkenin, Türk Sanat Müziğinin yapı taşlarından biri olarak bizim için bir sanatçıdan öte bir kültürdür. Onun naifliği, sanatını icraa edişi, saygılı ve nezaketli tavırları, hanımefendiliği, güzel konuşması her daim aklımızda, kulaklarımızda. Atatürk de onu ilk dinlediğinde “Bu ne güzel bir ses” demişti. Yeni nesil ise maalesef onu tanımıyor, bilmiyor; böyle bir güzellikten muzdarip. Lütfen bilenler bilmeyenlere anlatsın.
Google, yayınladığı Doodle’da da Müzeyyen Senar‘ı mavi bir elbise ve ateş gibi kızıl saçlarla şarkı söylerken resmederek gönlümüzde yine taht kurdu. Google dünya çapında bu adımı attı, biz de kendi çocuklarımıza bu hazineyi anlatmalıyız, öğretmeliyiz. Teşekkürler Google!

Derya ERCAN

grafik tasarımcı

Japon Grafik Tasarımcı ‘dan Görenler ve Görme Engelliler İçin Ortak Yazı Biçimi: Braille Neue

Japon grafik tasarımcı Kosuke Takahashi, müthiş bir çalışmaya imza attı: gören ve görme engelli olan herkesin okuyabilip aynı bilgiye ulaşabileceği yen bir yazı şekli: Braille Neue.

grafik tasarımcı

Braille Neue, görme engellilerin kullandığı standart Braille alfabesinden oluşuyor. Bu yazı şeklinde ingilizce ve japonca karakterler, Braille karakterleri ile iç içe geçiyor. Böylelikle ortaya çıkan yazı hem görenler hem de görme engelliler tarafından okunabiliyor. Gören bireyler Braille’i okuyamadığı için görme engelli bireyler ile gören bireyler arasındaki iletişimde sıkıntılar yaşanıyor. Takashi’nin hedefi ise, 2020 Tokyo Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları sırasında kamusal alanın Braille Neue ile karşı karşıya gelmesi ve bu yazı biçiminin yeni standart olarak kullanılması.

grafik tasarımcı

Braille Neue, Helvetica Neue yazı tipinden üretilmiş ve hem latin alfabesi hem de japonca karakterler için kullanılabiliyor. Yazı tipi 2 ayrı şekilde tasarlanmış: Standart Braille Neue (ingilizce) ve konturlu Braille Neue (ingilizce ve japonca).

grafik tasarımcı

grafik tasarımcı

Gerçekten müthiş bir fikir, müthiş bir buluş. Herkesin en kısa zamanda öğrenmesi gereken bir alfabe denebilir. Bu zamana kadar bunun yapılmaması zaten ilginç olan. Böyle insanlar var olduğu sürece insanlığın sırtı yere gelmez.

Derya ERCAN

logo tasarımı

Netflix’ten Yeni Font: Netflix Sans

Amerika’da font lisanslama sistemi markalara çok pahalıya patlayabiliyor. Bu yüzden; Coca Cola, Youtube ve IBM gibi markalar kendi fontlarını tasarlıyor. Netflix de; kendi adını verdiği “Netflix Sans” fontunu dizayn ederek fontuna sahip markalar arasında yerini aldı.

Netflix hepimizin takip ettiği gibi sadece kendine has orijinal içerikler üreten bir müessese değil, aynı zamanda UI ve UX dediğimiz kullanıcı deneyimi ve alışkanlıklarına da büyük önem veren bir kuruluş. Netflix’in 190’dan fazla ülkede, 109 milyondan fazla takipçi ve üyeye sahip, “Netflix and chill” sloganı da buradan geliyor.

Netflix yıllar içinde, bir marka için önem sıralamasında zirveyi oluşturan logosunu ve arayüzünü değiştirdi, şimdi de Noah Nathan ve Tanya Kumar yönetiminde olduğu marka tasarım ekibi tarafından yeni sans-serif “Netflix Sans” font ailesi tasarlandı.

logo tasarimi

Yeni Netflix Sans fontu, medya ve eğlence endüstrisinde hemen hemen her yerde görebildiğimiz Gotham fontunun pabucunu dama atacak gibi gözüküyor. Netflix tasarımcıları, markanın kendi adını verdiği bir yazı karakterinin (font ailesinin) her yıl firmaya milyonlarca dolar tasarruf ettireceğini söylüyor.

logo tasarimi

logo tasarimi

Netflix Sans; sade, okunaklı ve nötr bir yazı tipine sahip. Bu sayede kullanıcının dikkatı dağılmadan ve kullandığı cihazdan bağımsız şekilde içeriğe odaklanılması amaçlanmış. Font ailesi minimal bir yapıya sahip, ferah bir okuma sağlıyor. Font ailesi; thin, light, regular, medium, bold ve black olmak üzere standart bir font ailesinin sahip olması gereken tüm bireylere sahip. Netflix Sans çok çarpıcı ve gerilla sloganları olan bir font değil; sadece yeterince “chill”.

logo tasarimi

logo tasarimi

Gotham’a elveda demek zor, bugünden sonra Netflix Sans  onun yerini alır mı bilmem ama, Gotham her daim fontlarım arasında bulunacak; bir köşeye atıvermeyiz yani 🙂 Ben de Netflix Sans’ı tasarımlarımda uygulamaya başlamak için sabırsızlanıyorum. Bakalım ilk talipli kim olacak 🙂

Derya ERCAN

2018’de Okunabilecek En İyi 9 Grafik Tasarım Kitabı

Günümüzde çok sayıda grafik tasarım kitabı yayınlanıyor. Burada dikkat edilecek önemli nokta hangi kitap kütüphanenizde bulunmalı ya da hangisini aldığınızda paranız boşa gitmeyecek.

Yakın zaman dilimlerinde yayınlanan birbirinden faydalı, belli bir misyon ve vizyon sahibi, ufkunuzu açacak 9 grafik tasarım kitabını sizinle paylaşmak istedim.

1- Paula Scher: Works

grafik tasarım

Editörler: Tony Brook & Adrian Shaughnessy

Dünyada bilinen en etkili kadın grafik tasarımcı: Paula Scher. Bu monografi, Scher’in müzik endüstrisi içinde CBS ve Atlantic Records’ta bir art direktör olarak bulunuşunun ilk günlerini, ilk stüdyosunun başlangıcını ve Pentagram ile olan 25 senelik birlikteliğini içeriyor.

Editörlere göre bu kitap, New York’un kentsel kumaşının bir görsel kaydı. 326 sayfalık kitap aynı zamanda Scher’le yapılan uzun bir röportajı da içeriyor; poster seçimlerini, New York Times illüstrasyonlarını ve kampanya işlerini de.

2- House Industries: The Process is The Inspiration

grafik tasarım

Yazarlar: House Industries

Karakter tasarımları ile anılan House Industries bu 400 sayfalık kitabı 2017 yılında yayınladı. Oluşturdukları kitapta topladıkları hikayeler, çalışmalar ve tavsiyelerle “ İlhamı nerede bulursunuz?” sorusuna adeta cevap veriyorlar.

Kitap aynı zamanda kurucu Andy Cruz ve Rich Roat ile karakter tasarımcısı Ken Barber’in bilinçlerine muhteşem bir dalış yapıyor.

3- The Visual History of Type

grafik tasarım

Yazar: Paul McNeil

Bu muhteşem kaynak, başlıca harf karakterlerinin gelişi güzel oluşturulduğu 15. yüzyıldan,  günümüze kadarki geçen sürenin kapsamlı bir incelemesini sunuyor.

4- How To

grafik tasarım

Yazar: Michael Bierut

Bu monografide, tasarımın el kitabı ve manifestosu, Bierut grafik tasarımın filozofisini ortaya çıkarıyor ve aynı zamanda bir şey nasıl satılır, nasıl açıklanır, bir şeyin görünümü nasıl iyileştirilir, insanlar nasıl güldürülür, nasıl ağlatılır ve her seferinde dünya nasıl değiştirilir bunu açıklıyor.

Kitap Bierut’un 35’ten fazla eserini içeriyor; Bierut’un içgörüsünü, çalışma hayatını, müşterileri ile olan ilişkilerini ve bir çok tasarımcının yüzleştiği mücadeleyi de içeriyor. Bu kitap her grafik tasarımcı tarafından okunmalı.

5- Draplin Design Co: Pretty Much Everything

grafik tasarım

Yazar: Aaron Draplin

Aaron Draplin; Esquire, Ford Motors ve hatta Obama Yönetiminin markalanmasında büyük bir kariyer sahibi, geçmişe yönelik noktalara işaret ediyor.

Okuyucular Draplin’in hayatını, üniversite yıllarını ve onun isminin oluşturduğu grafik tasarım bilimini takip ediyor. Draplin kitapta bol bol kendi büyüleyici anekdotlarını anlatmasının yanında okuyuculara da bir tasarımcının zihnindeki gerçek içgörülerden de bahsediyor.

Bir grafik tasarım kitabı olması yanısıra kitapta bol bol eğlenceli bölüm de var. Sayfalar Draplin’in snowboard tasarımlarından logo tasarımlarına kadar sayısız çalışması ile donatılmış. Pretty Much Everything, tüm tasarım stüdyolarının faydalanabileceği bir hazine.

6- Logo: The Reference Guide to Symbols and Logotypes (Mini)

grafik tasarım

Logo Kutsal Kitabı olarak adlandırılan Michael Evamy’nin mini-yayını olan kitap 2015 yılında yayımlandı. İçerisinde 1300’den fazla sembol ve harf karakteri mevcut.

Bu muazzam koleksiyon Paul Rand ve Saul Bass gibi ikonik tasarım ustalarının yaptığı çalışmaları ve tasarımcıların ortaya çıkışı ile logo tasarımındaki yeni gelişmelerin tartışıldığı kısa metinler de içeriyor.

7- Champagne ve Wax Crayons

grafik tasarım

Freelance art direktör ve İllüstratör Ben Tallon’ın ilk kitabı olan Champagne and Wax Crayons, yaratıcılık endüstrisinde bireysel olarak yer almayı ve deyim yerindeyse hayatta kalmayı anlatıyor.

Freelance hayat tarzıyla barışık olmak, yerinizi bulmak, tüm değişkenlere karşı diğer alanlarda gelişmek ve deyim yerindeyse dallanıp budaklanmak… Tallon gibi bir illüstratörsünüz ya da değilsiniz, okumak için görkemli bir eser.

8- New Perspectives in Typography

grafik tasarım

New Perspectives in Typography, A’dan Z’ye çağdaş karakter tasarımını ele alıyor. Kitapta; David Peardon, Philippe Apeloig, Anthony Burrill gibi 100’den fazla tasarımcının çalışmaları mevcut.

9- Graphic Design Visionaries

grafik tasarım

Dünyadaki en etkin 75 tasarımcıyı yayınlayan kitap, etkileyici kişisel hikayelerle grafik tasarımın hikayesini ortaya koyuyor.

  • Bu kitapların maalesef hepsi yabancı. Türkçe bir grafik tasarım kitabı önerebilmeyi çok istiyorum. Belki de bir gün bir kitap da ben çıkarırım; hakkından gelebilirsek tabi.

Derya ERCAN

afiş tasarımı

90. Oscar Ödülleri İçin Minimal Afiş Tasarımı

Hollanda’da yaşayan ve çalışmalarına devam eden grafik tasarımcı ve yönetmen Chungkong, bu yıl Oscar almaya adaylığını koyan 9 filmin afiş tasarımını kendi tarzıyla, minimal bir çerçevede yeniden yorumladı.

Oscar veya daha farklı alanlarda verilen ödül organizasyonları, artık sadece film sektörüne değil, birbirinden farklı alanlarda üretimlere sahip sanatçı ve tasarımcılara da bir içerik yolu oluyor. Özellikle grafik tasarımcılar aday olan filmlerin afişlerini kendi stilleriyle yorumluyor. Chungkong da bu tasarımcılardan biri.

Chungkong, Hollanda’da bir ajansta yaratıcı yönetmen olarak çalışıyor ve minimal film afişleri tasarlıyor. Tasarımcı izlediği neredeyse tüm filmlerin afişlerini kendi stili ile minimal tarzda yorumlayarak birbirinden güzel eserler ortaya çıkarıyor. Kendine ait internet sitesinde yaklaşık 900 afiş yer alıyor. Chungkong sadece filmler için değil, sevdiği şarkıları, kitapları, sporları ve renk kodları için de afişler tasarlamış bugüne kadar.

Sanatçı 90. Oscar ödüllerinde aday olan bazı film afişlerini de yine kendi tarzıyla tasarlamış. Bu filmler; Dunkirk, The Shape of Water, Phantom Thread, Loving Vincent, Three Billboards Outside Ebbing Missouri, Darkest Hour ve Baby Boss.

Minimal tasarım bakış açısını benimsemiş olan ben de sanatçının çalışmalarına gerçekten hayran kaldım. İnsanın böyle projelerle karşılaştığı anda elinde ne varsa bırakıp bu tarz bir projeye kanalize olası geliyor. Umarım ileride ben de böyle bir set yapacağım.

   Evet gelelim bu harika afişlerin bazılarına;

afiş tasarımı

Loving Vincent

afiş tasarımı

Dunkirk

afiş tasarımı

The Shape of Water

afiş tasarımı

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

afiş tasarımı

Darkest Hour

afiş tasarımı

Phantom Thread

afiş tasarımı

Blade Runner

 

Derya ERCAN

Lacoste’dan Nesli Tükenen Hayvanlar Logolu Kampanya

Lacoste, klasik polo yaka tişörtlerinin üzerindeki yeşil timsah logosunu nesli tükenmekte olan hayvanlarla değiştirdiği kampanya ile konuya vurgu yapıyor.

Lacoste denince ilk akla gelen ve gözümüzde canlanan meşhur polo tişörtü ve yeşil timsah logosudur. Bu timsah logosu yaklaşık 85 senedir kullanımda ancak Lacoste bu logoyu faydalı bir şey için sınırlı bir üretim dahilinde değiştiriyor: Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar

logo

Lacoste ve reklam ajansı BETC, bu fikir ile yola çıktı ve 85 senedir ilk defa logo üzerinde değişiklikler gerçekleştirdi. Amaç logoyu değiştirmek değil; dünyanın en önemli konularından biri olan nesli tükenmekte olan hayvanlara dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık sağlamak.

Lacoste’un timsahı da aslında nesli tükenmekte olan hayvanlardan biri ve bundan yola çıkılarak 10 tane nesli tükenmekte olan hayvan logosu tişörtlere yerleştirildi. Toplamda 1775 adet üretilen tişörtün sayısı da manidar. Çünkü nesli tükenmekte olan bu hayvanlardan dünyada kaç tane kaldıysa o kadar tişört üretildi. Mesela bir cins yunus olan Vaquita logolu tişörtlerden 30 adet, Anegada iguanası logolu tişörtlerden 450 adet tişört yapıldı. Tişörtler Paris Moda Haftası’nda tanıtıldıktan sonra Lacoste’un kendi sitesi üzerinden satışa çıktı.

logo

Listede yer alan hayvanlar ise şu şekilde; Burma çatılı Kaplumbağa, Java Gergedanı, Meksika Yunusu (Vaquita), Kaliforniya Kondoru, Kuzey Sportif Lemuru, Saola, Kakapo Papağanı, Cao-vit Gibbonu, Anegada İguanası ve Sumatra Kaplanı.

logo

Kampanya “Save Our Species” başlığı altında ve #LacosteSaveOurSpecies etiketiyle devam ediyor. Hem fikir olarak hem ortaya çıkan ürün olarak hem de mesaj olarak gerçekten olağanüstü bir kampanya. Tişörtler verdiği mesaj sebebiyle o kadar az üretilmiş ki bize kalmadı bile 🙂 Varsın kalmasın ama mesaj yerine ulaşsın, önemli olan o.

Derya ERCAN

Sevdiğiniz Font ve Çalışma Odası

Grafik tasarım söz konusuysa olmazsa olmazımızdandır fontlar. Hepimizin mutlaka beğendiği, hoşuna giden, bakmaktan keyif aldığı fontlar illaki vardır. Peki sevdiğimiz fontlar, çalışma odamızın iç mimarisine ilham olsaydı nasıl bir sonuç ortaya çıkardı dersiniz? NeoMam Studios ve HomeAdvisor iş birliği ile bu soruya bir derece cevap aranmış ve birbirinden ilginç iç mimariler ortaya çıkmış.

Fontların birer iç mimari fikrine dönüşmesi durumunda ne gibi tasarımların ortaya çıkacabileceğini su yüzüne çıkaran içerik pazarlama ajansı NeoMam Studios ve HomeAdvisor, 7 font ile çalışarak 7 farklı iç mimari tasarıma imza attı.

NeoMam Yazi İşleri Müdürü Mike Nudelman: “İlginç birer iç mimari tasarıma dönüştürebileceğimiz inandığımız ve farklı karakter ve kişilikteki insana hitap edebileceğini düşündüğümüz 7 font seçtik.” diyor ve ekliyor; “Sonuçların yaratıcı ve ilham verici olmasını istedik; ancak Times New Roman düşündüğümüz kriterlere uymadı.”

Uzunca süredir gördüğüm en yaratıcı çalışmalardan biri oldu bu proje. Odalara baktığınızda fontu görüyormuş gibi oluyorsunuz, bu harika bir şey. Düşüneni de uygulayanı da tebrik etmek lazım. Proje için seçilmiş olan; Helvetica, Baskerville, Cooper Black, Courier, Futura, Comic Sans ve Bickham Script fontlarından oluşturulan; bir çoğumuzun arasından seçmekte zorlanacağı o tasarım harikası odalara bir göz atalım. Ben arada kaldım, neredeyse Comic Sans’a bile meylettim -.-

1- Baskerville

grafik tasarım

grafik tasarım

2- Bickham Script

grafik tasarım

grafik tasarım

3- Comic Sans

grafik tasarım

grafik tasarım

4- Cooper Black

grafik tasarım

grafik tasarım

5- Courier

grafik tasarım

grafik tasarım

6- Futura

grafik tasarım

grafik tasarım

7- Helvetica

grafik tasarım

grafik tasarım

 

Derya ERCAN

Tourismo’ya Yeni Logo Tasarımı

1989 yılından beri etkinlik yönetimi konusunda faaliyet gösteren, her sektörden şirkete etkinlik ve turizm hizmeti sunan Tourismo, 29. yılına yepyeni bir logo tasarımı ve slogan ile giriş yaptı.

Dünya trendlerinin ne kadar değiştiğini ve hizmet sektöründeki sürekli kendini yenileyen dinamikleri vurgulamak amacı ile sloganını “etkinlik ve fazlası” anlamına gelen “event&more” olarak yenileyen Tourismo’nun yeni logosu ise modern ve dinamik hatlara sahip.

Kurumsal kimlik çalışması New Dimensions tarafından yürütülen çalışmada logo sahibi ise Umut Başaran.

Ben logo tasarımını şeklen beğendiğimi söyleyebilirim, logonun en beğendiğim tarafı kullanılan fontlar oldu. Ancak logonun ikonuyla ilgili olarak; çok genel bir kullanım söz konusu olduğunu düşünüyorum, tercih veya istek bu yönde oldu sanırım. Logo ikonunun alt kısmında event yazmasa tek başına logonun bu sektöre ait olduğunun düşünülmesi zor. Hatta, benim aklıma gelen, game & more bile yazılabilir ve eğreti durmaz bana göre. Her logo her zaman kendini anlatmak zorunda değil buna katılıyorum ancak bazen de olmuyor işte 🙂 Ayrıca logonun yumuşak hatlara sahip olmasını sevdim, renk tonları da bence güzel seçilmiş; güzel bir kırmızı.

Hayırlı olsun, Tourismo güle güle kullansın.

Derya ERCAN

logo tasarımı

The Signs Of Barcelona (Barcelona’nın Simgeleri)

Italy’s signs (İtalya’nın Simgeleri) isimli kitabından sonra,  Gràfica de les Rambles (The Signs of Barcelona)  Barcelona’nın Simgeleri isimli kitabı ile karşımıza çıkan Louise Fili bu kitapta büyüleyici şehir Barcelona’da kadrajına takılmış, birbirinden etkileyici harf vitrin, harf tabela ve harflerden oluşan bir çok tipografik materyali okuyucuya sunuyor.

Fili; kumaş mağazalarından çikolata mağazalarına, eczanelerden fırınlara, otellerden katedrallere Barcelona’nın değişken kültürel çeşitliliğini fotoğraflamış. Tam 375 fotoğraf. Her vitrin, bina numarası, monogramlanmış dış cepheler vs şehrin ne kadar zengin desenlere sahip olduğu gözler önüne serilmiş. İspanyol kültürüne münhasır olan bu adeta tasarım harikası tipografik çalışmalar arasında geleneksel, modern, retro ve bir çok tarza sahip eserler mevcut.

Benim en çok dikkatimi çekenler retro tarzda tabelalar oldu. Fontlar, renkler, kullanımlar baştan aşağı insana nostalji yaşatıyor. Yeninin gücü bir yana, hala eskiye özlem duyduğumuzu bu tarz tasarımlarda daha iyi anlıyorum. Keşke kendi ülkemizde de sokağa çıktığımız zaman bu tarz tasarımlarla karşılaşabilsek, ama ne mümkünki çoğu bu tarz materyal beton gibi soğuk, bir şey ifade etmiyor, göze hitap etmiyor, sanat barındırmıyor. “Yazı işte oku geç” mantığı kol geziyor her yerde.  Daha farklı bakış açılarına sahip olmamız lazım ve çok da uzun bir süre 🙂

Neyse kitaptan bir kaç çalışmaya yer vereceğim, feyz alınması dileğiyle:

1-grafik tasarım

2-grafik tasarım

3-grafik tasarım

4-grafik tasarım

5-grafik tasarım

6-grafik tasarım

7-grafik tasarım

Derya ERCAN

Martin Gordopelota ve Futbol Tasarımları

Bazı ülkelerde; futbol aynı din gibi, bir inanç. Arjantin’de ise bundan daha fazlası. Ressam Martin Gordopelato,  bu kültürün kapsadığı, kendi ülkesindeki amatör futbol kültürüyle ilgili takıntılıymış ve yıllar sonra Arjantin’in iyi oyun sevgisinin nereye gitse onu takip ettiğini anlamış.

Gittiği Avrupa gezilerinden kendi mahallesinde yaşadığı futbolla ilgili olaylara kadar başına gelen bir çok şeyden etkilenen Martin, yine futbolla ilgili birbirinden güzel tasarımlar gerçekleştirmiş. Tablolar, mural dediğimiz duvar resimleri, çeşitli kompozisyonlar..

Çalışmalar o kadar profesyonel, renkler o kadar güzel seçilmiş, çizgi o kadar iyi yakalanmış ki; bu çalışmalara baktıkça hayran kalmamak imkansız. Futbol sevmeyen bir insanın bile evinde ofisinde belki bir defter kapağında dahi bulundurabileceği tasarımlar ortaya çıkmış. Böyle çalışmalar gördüğüm zaman hemen bir resim kursuna yazılasım geliyor ama biliyoruz ki bu iş ne onunla bitiyor, ne de o kadar kolay!

Bir çok çalışma var, ancak hepsine yer verebilmem mümkün olmadığından, kendimce aralarından bir kaç tane seçtim. Ressamın ulaşabildiğim sosyal medya adreslerini de takip etmek isteyenler için en altta paylaştım. Alanıyla alakalı olanlar feyz alabilir!

1-grafik tasarım

2-grafik tasarım

3-grafik tasarım

4-grafik tasarım

5-grafik tasarım

6-grafik tasarım

7-grafik tasarım

8-grafik tasarım

Daha detaylı bilgi için tıklayınız.

Martin Gordopelota

Instagram: @gordopelota

Derya ERCAN

tasarım

Şubat 2018 Renk Önerileri

Renkler; hayatımızda olduğu gibi tasarımlarımızda da oldukça büyük önemi olan doneler. Sevinç, üzüntü, sıkıntı, mutluluk, heyecan vb. bir çok duygu ve düşüncemize göre renk seçimlerimiz de zaman aralıklarıyla farklılık gösterebilir, gösteriyor da. Hava durumu bile bu durumu etkileyen değişkenlerden. “Bu çok siyah olmuş.” gibi yorumlar alıyorum bazen tasarımlarımda. Kendi tasarım görüm dışında, dış etkenler de etkileyebiliyor yani.

Bu renk seçim farklılıklarını belli bir zaman aralığıyla ifade etmek mümkün değil; gün, hafta veya ay şeklinde. Ancak ben en azından aylık bir periyotta bu renk seçimlerimi paylaşabilirim diye düşünüyorum. Bazen sadece renk, bazen renk kombinleri şeklinde.

Gelelim Şubat 2018 renk seçimlerime:

1- Pembe

tasarım

Renk kodu: #fdb7cc

2- Mor

tasarım

Renk kodu: #460c72

3- Mavi

tasarım

Renk kodu: #acc0f9

4- Lacivert

tasarım

Renk kodu: #1c294e

5- Gri

tasarım

Renk kodu: #1b1f25

 

 

logo tasarımları

Ünlü Markaların Comic Sans’lı Logo Tasarımları

Grafik tasarımcıların adı gibi bildiği (bilmesi gerektiği), eskiden çok kullanılan ama artık demodelikten yıkılan, çoğu kesimin sevimli ancak benim gibi korkunç bulanların da olduğu deyim yerindeyse “gözleri kanatan” font COMIC SANS. Abarttığımı düşünebilirsiniz ancak benim için bela fontların başında geliyor Comic Sans, hemen ardından kendisini Hobo izliyor. Comic Sans; tırnaklı desen değil, tırnaksız desen değil, arada kalmış neredeyse hiç bir tasarıma yakışmayan bu fontun bir o kadar da çok tercih edilmesi (hem de hemen hemen her platformda) antipatimi artıran sebeplerden biri. Kendi adıma rica ediyorum: KULLANMAYIN! KULLANDIRTMAYIN. Tarihin tozlu sayfalarına gömülsün artık.

Comic Sans‘ın bu kadar canını çıkardıktan sonra esas konuya gelebilirim. Bu kadar çok gündem yaratan bir fontun kullanıldığı çalışmalar da bir o kadar olay yaratabiliyor, ilginç gelebiliyor. Rus tasarımcı Oleg Tarasov, Comis Sans kullanarak dünyaca ünlü, çoğumuzun bildiği markaların logolarını tekrar oluşturmuş. Logolara baktığınız zaman, kendinizi minimalizmin doruklarını yaşıyormuş gibi hissedebilirsiniz ancak bir daha baktığınızda o “yavanlığı” göreceksiniz. Bence. Kendisini (eğer amacı buyduysa tabi) yarattığı farkındalıktan dolayı tebrik edip çalışmalarının devamını diliyorum.

Gelelim logolara;

1- YouTube

logo tasarımları

2- Nike

logo tasarımları

3- Audi

logo tasarımları

4- EA Games

logo tasarımları

5- ebay

logo tasarımları

6- Harley Davidson

logo tasarımları

7- Lexus

logo tasarımları

8- Lacoste

logo tasarımları

9- Mercedess Benz

logo tasarımları

10- Microsoft

logo tasarımları

11- Nestle

logo tasarımları

12- Adidas

logo tasarımları

13- Coca Cola

logo tasarımları

14- Android

logo tasarımları

grafik tasarım

Shutterstock’tan 2018 Görsel Tasarım Trendler Analizi

Her yıl sonu Aralık ve sonraki ay Ocak’ta yeni senenin tasarım (yani bizler için grafik tasarım) trendleri yavaş yavaş belirmeye başlar ve gündemimize girer. Örneğin bu yılın renk tonu -önceki yazılarımda da yazdığım gibi- Pantone tarafından açıklanan “Ultraviole Menekşe Moru”. Bu rengi hemen tasarımlarımızda kullanmaya başladık. Geçen senenin tasarım trendlerini “Getty Images” açıklamıştı, bu sene bu rolde “Shutterstock” u görüyoruz. Shutterstock bizler için 11 görsel tasarım trendini adeta bir görsel şov eşliğinde raporlayarak trendleri takip eden tasarımcılara sundu. Eğer bir tasarımcıysanız, bu trendleri takip etmenizi ve yeri geldiği yerde çalışmalarınıza uygulamanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Gelelim bu 11 görsel tasarım trendlerine;

1- Fantasy (Fantastik)

grafik tasarım

2- New Minimalism (Yeni Minimalizm)

grafik tasarım

3- Space (Uzay)

grafik tasarım

4- Natural Luxury (Doğal Lüks)

grafik tasarım

5- Punchy Pastels (Çarpıcı Pasteller)

grafik tasarım

6- Global March (Küresel Yürüyüş)

grafik tasarım

7- Cactus (Kaktüs)

grafik tasarım

8- Digital Crafts (Dijital Zanaatler)

grafik tasarım

9- Ancient Geometrics (Antik Geometriler)

grafik tasarım

10- Cryptocurrency (Kripto Para)

grafik tasarım

11- Holographic Foil  (Holografik Folyo)

grafik tasarım

   Daha detaylı bilgi için tıklayınız.

 

Benim favorilerim Fantasy ve Cactus trendleri oldu,  sizler de kendiniz için favoriler belirleyebilirsiniz. Her gün yeni bir şey değişiyor, eskiden çok kötü bulduğumuz, beğenmediğimiz stiller bugün daha da geliştirilerek önümüze daha farklı stillerde gelebiliyor. Kendimize yakın bulduğumuz stilleri yaşatalım, zenginlikler buradan gelir.

Derya ERCAN

logo tasarımı

Google’dan Aysel Gürel’li Doodle

Google, 7 Şubat 2018 günü, 89. yaş günü sebebiyle Aysel Gürel’lli bir Doodle tasarladı. Pembe renk tonlarının ve usta söz yazarının simgesi haline gelen büyük bir gözlüğün yer aldığı logo tasarımına dünyada tıklayan herkes Aysel Gürel ile ilgili bir çok habere, biyografisine ve sanat eserlerine ulaşabildi.

2008’de vefat eden ünlü söz yazarı Aysel Gürel, aynı zamanda ünlü aktris Müjde Ar’ın da annesidir. “Sevdanın Son Vuruşu”, “Sarışınım”, “Firuze”, “Değer mi” gibi bir çok şarkı sözünün yazarı olan Aysel Gürel’in yazdığı sözler Tarkan, Sezen Aksu, Nilüfer ve Burcu Güneş gibi sanatçılar tarafından şarkı halinde seslendirilmiştir.

Google’u bu şık hareketinden dolayı tebrik etmek gerek, tasarım da bir o kadar güzel, yenilerini de bekliyoruz 😉

 Derya ERCAN

Türk Sineması’nda Devrim Gibi Bir Film: Arif v 216

(SPOILER İÇERİR.)

Cem Yılmaz’ın bizi gülmekten neredeyse ağlatacak konuma getiren stand up gösterilerinin yanı sıra çektiği filmler de çoğumuzun film arşivinde yerini aldı bu zamana kadar. Herşey Çok Güzel Olacak, G.O.R.A, A.R.O.G, Yahşi Batı, Ali Baba ve Yedi Cüceler, Hokkabaz ve Pek Yakında’dan sonra Arif v 216 filmiyle de gönüllerde taht kurmayı başardı. Benim için bir numara A.R.O.G iken sanırım onun yerini Arif v 216 aldı diyebilirim.

“Abi hiç gülmedik ya” cümlelerini kabul etmiyorum. Film ve stand up arasındaki farkı artık -yıl 2018- anlamalıyız bence. Stand up’ta güldüğün kadar bir filmde gülmeyi beklemek mantıken yanlış çünkü adı üzerinde film, seri. Sen orada gülmeye çalışırken bilmem kaç sahne birden kaçırabilirsin. Stand up sahnesindeki kişi senin gülmeni takip ederek gösterisine devam edebilir ancak filmde böyle bir şey mümkün değil biliyorsun. Arif v 216’da gerçekten güldüğüm çok yer oldu, tadındaydı, ayarındaydı, anlık gülüp geçtim diyebilirim. İşin ilginci -hafızası çok iyi bir insan olmamakla birlikte- bir çok espri de aklımda kalmış. Adam şaka yapmıyor, resmen işliyor ince ince. Gülmediysen eğer, biraz derin düşünmek ve filmde geçen dönemlerle ilgili bilgi sahibi olmak gerek diye düşünüyorum.

Filmin neresinden başlasam bilmiyorum anlatmaya, en iyisi dal göbekten dalayım. Beni en çok etkisine alan kısımlar tabiki 1960’lara dönüş, Yeşilçam artistleri ve dönem sanatçıları oldu. Favorim ise kesinlikle Zeki Müren karakteri ile Çağlar Çorumlu’nun müthiş performansı. Mantar topuktan ve vatkadan vurulduğu sahnelerde çok başka platformlara geçiş yaptığıma inanıyorum gülmekten. Filiz Akın ve Ajda Pekkan karakterleri için aynı şeyi pek söyleyemeceğim ancak o karakterler de yüzüme bir gülümseme kondurmadı değil. Kerem Alışık’ın Turist Ömer tiplemesiyle kendi babası Sadri Alışık ile son kez helalleşmesi ağlattı bizi be!  “Naptın abi!?” dedik. 

Gelelim filmin beni en çok etkileyen tarafına: Filmde yer alan ve tekrar seslendirilen şarkılar; Araba, Kuzu Kuzu, Şımarık, Bandıra Bandıra, Aya Benzer, özellikle Bizim Mahalle. Playlistimde anında yerlerini aldılar. Favorim Bizim Mahalle ve Aya Benzer sanırım, bilemiyorum hepsi de favorim olabilir. İskender Paydaş’ın prodüktörlüğünde geliştirilen şarkıları, Cem Yılmaz’ın inanamadığım yorumuyla dinlemek çok ilginç oldu ve çok sevdim. Zor bir şey gerçekten. Normalde şarkı söylemeyen birinin, kendince bir tipleme yaratıp (Arif Işık), bu tiplemeye şarkı söyletmesi ve bu denli başarılı olması gerçekten zor iş. Gıptayla bakıyorum, tebrik ediyorum, herkese de dinleteceğim, dinletiyorum. Seda Bakan, Ozan Güven ve Şebnem Keskin’in de hakkını yememek lazım ve tabi diğer söyleyenlerin de ağzına sağlık.

Film prodüksiyon olarak çok güçlü. Sen önce bugünü yaşa, sonra 1960’lara dön, sonra orada oluşan farklılıklarla gelecek etkilensin daha farklı bir bugüne dön, sonra tekrar 60’lara dön olayları düzelt oraya dön buraya dön derken hiç kopmadan ustaca ilerlemiş kurgu. Hiç sıkılmadım, “aman ya abartmış” demedim. Filmin başındaki ajanlarla dövüş sahnesinden 60’lardaki mahalle yaşantısına,Erşan Kuneri’nin kaykayından Besim Toker’in Pertev Oyuncakları’na, Garavel Usta’nın gözlerinin açılmasına ve uçak kullanmasına her şey her şey dolu dolu. 

Tek bir şeyi eleştirmek zorundayım, acizane olarak o da gözümün gördüğü, (özellikle uçak ve havalimanı sahneleri) efektler bariz belliydi, insan topluluğunun komple kesilip oraya konduğu ya da arka planların değiştirildiği sahneler. Vardır bir açıklaması; filme servet dökülmüş, bunun gibi bir şeyden kaçılacağını düşünmüyorum.

Atladığım bir çok şey olduğuna eminim. Başından sonuna süper bir film, süper bir prodüksiyon, teknik hatalar illaki vardır ancak ben işin uzmanı değil seyirciyim. Daha iyisi nasıl olcak diyordum oldu, daha da iyisi olacak demektir. Helal olsun Cem Yılmaz’a, Can Yılmaz’a, ekibine ve emeği geçen herkese!

Derya ERCAN

grafik tasarım

Bilboard Nedir? Ne değildir?

Evden çıkan herkesin çevresinde çokça gördüğü, açık hava reklam denince akla ilk gelen grafik tasarım materyalidir bilboardlar. Matbaadan baskısı alınarak yapılan en pahalı reklam türlerinden biri; hele bir de çok işlek bir caddedeyse, elit ve zengin bir semtteyse veya şehrin bir çok yerinden görülebilen bir noktasındaysa iyi bir bütçe ayırmak gerekiyor. Yanlış tasarım olduğu sürece algılatabilitesi düşük, feedbacki %30’u geçmez. İşte bu yazıda bu kadar külfeti olan ve geri aksiyon alınmaya çalışılan bir bilboard tasarımının nasıl olması ya da nasıl olmaması gerektiğini anlatacağım.

Yazılardan söz edeceksek; bir bilboard tasarımında yazı 1 veya çok zorunluysa 2 cümleyi geçmemelidir. (Bana göre 1 cümle bile değil, 3-4 kelime yeterlidir.) Nedeni ise; bir bilboard insanların eline bakıp incelediği bir broşür gibi algılanmamalıdır. Elbette yaya insanlar da bilboard görür ve okur ancak burada öncelikle düşünülmesi gereken kitle, araçlarıyla seyahat eden insanlardır. Sürücüler ya da yolcuların çoğu bilboardları görmez bile, şanslıysanız eğer sizin bilboardunuzu bir anlık (1-2 saniye) görebilirler. Bilboardunuz o süre zarfında kişi ne görüp okuyabildiyse emin olun o kadardır. O kısacık anda mesajı verdiniz verdiniz.  Başlık yaz, altına paragraf yaz, altına adres iletişim bilgisi yaz, biz 1946 dan beri varız onu da yaz, onu yaz, bunu yaz mantığıyla giden çoğu bilboard başarısız olur çünkü orada ayrıntı vermeye çalışırken asıl mesajı veremez. Başarısız olmasa bile %5 feedback aldıysanız, bu %10 da olabilirdi demektir. Kendinizi düşünün; araçla giderken bir bilboarda bakmanız ne kadar sürüyor? Hiç yolda giderken “dur şu bilboardu bir okuyayım” diyip kenara çektiniz mi? İstediğiniz mesajı verin ve bitirin. Ayrıntı vermek istiyorsanız broşür yaptırıp dağıtın. Dev bir broşür değil, bilboard yaptırdığınızı unutmayın.

Renklere gelirsek; kesinlikle rengarenk olmamalı, bir rengin farklı tonlarını kullanabilirsiniz ama gökkuşağı işine girmeyin, o işte para yok. Ya çok canlı bir tek renk kullanın (yazılarla kontrast oluşturacak şekilde tabiki) ya da yazıyı sabote etmeyecek yumuşak renkler. Unutmayın önceliğiniz mesaj vermek, fransız devrimi dönem tablosu yaptırmak değil. Yazının ya da backgroundun rengi ayrı ayrı önemli değil, ikisinin gözde nasıl daha net mesaj verilebilir, daha iyi okunabilir bir algı yarattığı önemli. Backgroundda desen işinden de uzak durursanız yararınıza olur. Yine doldurmayın kısaca.

Görsel kullanımları ise bence büyük alanlarda, büyük şekillerde olmalı (tam yayma taraftarı değilim çünkü yazı okunmaya çalışılırken resim arkada kaynayabilir) ve mümkünse parçalı görsel kullanılmamalı. 1-2 saniye kuralını unutmazsanız eğer bunun muhakemesini de yapabilirsiniz.

Kısaca bir bilboard; sade, anlaşılır, mesaj odaklı ve az içerik içeren bir tasarım yapısında olmalıdır. Örnek olarak; araba markalarının veya coca colanın yaptırdığı işlere bakabilirsiniz. Grafik tasarım işindeki meslektaşlarımın bu konularda baya terlediklerini biliyorum, onları dinlerseniz siz kazançlı çıkarsınız. Şehre kendinizi “bakın biz nasıl tasarımlar yaptırıyoruz” diye ispatlamanıza, şehir peyzajına katkıda bulunmaya çalışmanıza gerek yok;  istediğiniz mesajı verin işleriniz açılsın yeter. 

Derya ERCAN

cocacola yeni font

Coca Cola Yeni Fontuna Kavuştu: TCCC Unity

Kendisine ait yazı fontlarına sahip Youtube, Airbnb, BBC ve IBM gibi markaların arasına Coca Cola da katılmış oldu. Artık Coca Cola’nın da kendine ait yazı karakterleri var.

Brody Associates imzası taşıyan yeni fontun ismi “TCCC Unity”; açılımı ise “The Coca Cola Company Unity”. Unity kelimesi ise markanın insanları bir araya getirme mesajının istikrarlı bir şekilde sürdürülmesinden kaynaklı kullanıldı. Coca Cola Küresel Tasarım Başkan Yardımcısı James Sommerville’in ifadesine göre bu font Coca Cola’nın geçmişini ve Amerikan yenilikçi kökenlerine sahip.

James Sommerville’in kendi instagram hesabından yayınladığı videoda TCCC Unity fontuna dair bazı kısımlar yer alıyor.

TCCC Unity fontu, yakın zamanda Dubai ülkesi için hazırlanan Dubai Font gibi Sans Serif bir yapıda. Font henüz internet ortamında değil, uygulamada da işlevsel ve estetik olacağı aşikar.

Derya ERCAN

logo

Fontun Gücü

Fontlar, yani kısaca özetlersek bir dilin harflerini yazmak için kullandığımız farklı şekiller veya simgeler. Özellikle grafik tasarımcıların “eli ayağı” desek abartmış olmam.

Her şeklin, objenin, ikonun veya herhangi bir çizimin insanda yarattığı anlam değil ama hisse benzer hislere sahiptir fontlar. Örneğin bir logoda sahip olunan yazı fontuna baktığınız zaman, o firmanın ya da işletmenin ya da kuruluşun, kullanıma göre nasıl çizgilere sahip olduğunu anlayabilirsiniz. İşini bilen iyi bir tasarımcının yaptığı bir logoda kullanılan font ile o işletmenin; ciddi mi, resmi mi, salaş mı, eğlenceli mi, cool mu, modern mi, geleneksel mi vb. hatlara sahip olduğunu anlamanız mümkün olur. Hatta bir logoda font, doğru renklerle kombin edildiği zaman size hangi sektöre ait olduğunu bile belli edebilir. Bir şekil size bir şey anlatabilir, ama font çok şey. Alt tarafı bir yazı deyip geçiştirmemek gerek, eğer öyle olsaydı bugün “type logo” türünde bir logo çeşidi olmazdı. Fontlar, Logo Tasarımı alanında benim için Aort’tan farksız.

Ben genelde tasarımlarımda Sans Serif (yani tırnaksız) fontlar tercih ediyorum. Hem daha duru ve sade bir görünüm, hem modern, hem güçlü, hem de özgüvenli duruşu ile her tasarımcının font klasöründe bulundurması gereken fontlardan Sans Serif fontlar. Örnek verecek olursam; (benim için) en başta Lato, Gotham, Helvetica, Arsenal, Cabin vb. bunlardan bazıları. Siz de yepyeni fontlar keşfedebilirsiniz, söylenene bağlı kalmamakta fayda var.

Font kullanımında Hairline, Thin, Light, Regular, Semibold, Bold, Heavy, Black ve başka türevlerde “font kalınlığı” diye tabir edeceğimiz ölçüler bulunur. Bu ölçüleri doğru hissi verecek şekilde kullanmak da bu işin en önemli tasarım ipuçlarından biri. Bir fontun “italic” türevi işin bambaşka bir boyutu, italic fontlarla da çok farklı mesajlar veren tasarımlar elde edilebilir.

Bir logo yapıyorsanız ya da yaptırıyorsanız eğer; şekilden, ikondan veya herhangi bir çizimden önce fonta dikkatli bakın. Fontu beğenebileceğinizi veya beğenemeyeceğinizi göreceksiniz. Gereken önemi verin; çünkü o font, ya çalışmanızın ya da kurumsal kimliğinizin atar damarı olacaktır.

Derya ERCAN

logo

2018’in Rengi: Ultra Violet (Ultra Menekşe Moru)

Pantone, 2018 yılının rengini açıkladı: Ultra Violet (Ultra Menekşe Moru)

Bu renk tam olarak mor sayılmaz, bir nevi morun gölgesi; mavi alandaki zengin bir mor daha çok. Pantone’un açıklamasında bu tonun; geleceğe dair düşünmenin orjinalliğini, yaratıcılığını ve hayalciliğini çağrıştırdığı yer alıyor.

Pantone önümüzdeki sene içerisinde bu rengin; firmalar tarafından marka renklerinde, logo tasarımlarında, kurumsal kimliklerde, dijital ortamlarda vb. mecraalarda bolca kullanılacağını ve bugünün dünyasından daha güllük gülistanlık bir çerçeveden geleceğe bakılabileceğini vurguluyor.

Şirket ayrıca mor rengin sadece aydınlığa değil, kötü şeylerle mücadelede de başarılı olacağına inanıyor. Hatta anksiyeteyi önlemek için bile.

Ben de bir grafik tasarımcı olarak rengi çok beğendim, morun gölgesi deyimi benim için daha uygun oldu. Bir logonun ana renklerinde ya da herhangi bir çalışmada temel taş olur mu bu renk çok emin değilim, uygulama esnasında göreceğim, ancak iyi bir yardımcı renk olacağına eminim. Çalışmalarımda genelde morun canlı tonlarını kullanıyorum ama bu renk de iyi bir alternatif olacağa benziyor.

Bu arada rengin kodu Pantone 18-3838, RGB:  95 75 139 , CMYK kodları ise mevcut değil. Pantone’un sitesinden ulaşılabilir.

Derya ERCAN

Pekin Olimpiyat Logo Tasarımı : “Kış Rüyası”

Pekin Olimpiyat Komitesi, 2022 Olimpik ve Paralimpik Kış Oyunları logo tasarımını gösterime sundu. Çinli sanatçı Lin Cunzhen tarafından tasarlanan logo; Çin kültürünün geleneksel ve modern hatlarının harmanlanmış bir yansıması olmasıyla birlikte, aynı zamanda kış sporlarının özelliklerini de ön plana çıkaran bir tasarım olmuş.

“Kış Rüyası” olarak adlandırılan logo tasarımı ; 冬 karakterinden (Çince kış anlamına gelen bir karakter) oluşuyor. Logoda yukarıdan aşağı doğru kayan bir kayak sporcusu sembolize edilmiş ve bu çince karakterle özdeşleştirilmiş. Logo tasarımında kullanılan mavi renk hayalleri, geleceği ve kar ile buzun saflığını yansıtırken; kırmızı ve sarı renkler ise (Çin’in ulusal bayrak renkleri) tutkuyu, gençliği ve gücü simgelemekte.

Ben de bir grafik tasarımcı olarak logoyu çok beğendim. Logonun beni en çok etkileyen tarafı ise renk, şekil gibi somut materyaller bir yana oluşturulan harman fikri oldu. Çince zaten karakterlerden oluşan bir dil olduğundan ötürü bu tarz değişik tasarımlar oluşturulabiliyor ve hatta göze çok çarpıcı, cool ve minimal gelebiliyor. Kısaca beğeniyorsunuz. 

Belki farklı olabilirmiş dediğim tek yer BEIJING 2022 yazısının fontu oldu. Grafik tasarım derya deniz bir alan. Farklı tasarım fikirlerinin olması çok normal! 🙂

Derya ERCAN

Formula 1’den Yeni Logo Tasarımı

Dünyadaki en büyük ve prestijli motor sporları organizasyonu Formula 1 kurumsal kimliğinde büyük bir değişikliğe giderek yeni logo tasarımı ile karşımızda. 23 senedir kullanılan ve içinde 1 harfinin gizlenerek akıllıca tasarlandığı siyah kırmızı F1 logosu tarihe karıştı.

Yeni Formula 1 logosu kırmızı renkte ve logoda son virajı dönüp yan yana bitiş çizgisine ilerleyen iki otomobil canlandırılmış. Logo tasarımı eski tasarıma nazaran oldukça yumuşak hatlara sahip. Şekil olaraksa kullanıma oldukça uygun görünüyor. Eski F1 logosu gibi bu logo tasarımı da anlam bütünlüğüne sahip ancak F1’in kurumsal kimliğinde bu denli büyük bir değişikliğe gitmiş olması bütün çevreler tarafından destekleniyor dersek yalan olur.

Özellikle grafik tasarımcılar bu konuda ikiye ayrılmış durumda. Yeni logo tasarımını beğenenler mevcutken, bunun bir hata olduğunu düşünenler ve logoyu eleştirenler de var.

Geçen sene 8.5 milyon dolarlık bir mevla ile Liberty Media tarafından satın alınan Formula 1’in yeni logosu, Abu Dhabi Grand Prix’inin sonunda düzenlenen sezon finalinden sonra tanıtıldı. Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) da bu logoya destek verenler arasında.

Yeni logo ve kurumsal kimlik entegre edilmeye başlandı. Tam kullanım 2018 itibariyle başlayacak.

Derya ERCAN

grafik tasarım

Dünyanın Kendi Yazı Fontuna Sahip İlk Ülkesi Dubai Oldu

Dünyanın en yüksek binalarına sahip olan Dubai, bir ilke daha imza attı ve dünyanın kendi yazı fontuna sahip ilk ülkesi oldu. Font, Dubai Font olarak adlandırıldı.

Dubai Font, hem Arapça hem de Latince harflerle eşleşen özel ve ticari amaçlarla kullanılabilir, Office uygulamaları ile birlikte gönderilen ilk yazı tipi olma özelliğine de sahip. Font, latince karakterlerde sans serif bir yapıya ve oval hatlara sahip son derece modern şekilde tasarlanmış. Bir çok grafik tasarımcının da tasarımlarında tercih edebileceği fontlar arasına girmesi mümkün.

Dubai Yürütme Konseyi’nin dünyaya duyurduğu Dubai Font (yeni Arapça türevi yazı tipi) adı verilen bu yazı fontu, ülkenin resmi yazı tipi haline geldi.

Bu duruma ilk destek de Microsoft tarafından geldi ve tüm Microsoft Office yazılımlarına DubaiFont desteği getirildi.

Dubai Prensi Şeyh Hamdan bin Muhammed bin Rashid Al Maktoum’unun da katıldığı bir organizasyonda tanıtılan yazı fontu, artık resmi yazışmalar da dahil ülkenin her yerinde kullanılmaya başlayacak.

Darısı diğer ülkelerin başına!

Derya ERCAN